HAYATA SAVURDUKLARIMIZ
2/9/2007
Günlerden bir gün, günlerden bir gün
Gözyaşlarımla başbaşa olduğum bir gün,
Bir ses duydum önce,
Hızla çarpan kalbimin sesi sandım.
Sonra anladım yere damlaya gözyaşımın sesi,
Dile gelmişlerdi gözyaşlarım,
İçlerinden bir temsilci seçerek,
Bir gün sende anlayacaksın diyordu.
Sende anlayacaksın kıymetimizi,
Bizler senin sandığın gibi boş saçma
Kendiliğinden çağlayan sular değiliz.
Sanma ki kalbinin sesini duymadık.
Niye bu kadar çoksunuz?
Niye bukadar çok çağlıyorsunuz?
O kahverengi iri gözlerine sordun mu bizi?
Onlar olmazsa ya bir gün onlarda beni bırakırsa,
Ben ne yaparım?
Gözkapaklarımı kim çalar?
Beni kim anlar?
Yazan:BEN
Ben bu şiiri yıllarca önce yazmıştım.Geçen sene göz doktoruna gittim. Çünki gözlerimin içine önce biber atmış gibi yanıyor.Sonrada gözlerim akmaya başlıyordu.
Neyse doktor benim gözyaşı damarlarımın kurumaya başladığını hava şartlarından etkilenip aktığını söyledi ve bana suni gözyaşı ilacı verdi.İlaç küçücük bir ilaç ama ben bu ilacı öyle aradım ki sanki ilaçta kıtlık var......Ankara kazan ben kepçe ne var ben suni gözyaşı arıyorum.Benim de gözümün başına gelmeyen kalmadı.Yiğenim çocukken onunla oyun oynarken oyuncak kılıcını gözüme soktu gözümde iç kanama oldu. 10 gün yine bandajlı gezdim. Ha sadece gözlerim böylede kalmadı.Bu senede tam vizelerin ortasın da hırkamın fermuarını sol gözüme sokma başarısını gösterdim, fermuar kırıldı 1 hafta gözüm bandajlı gezdim.Yakında tır girerse şaşmıycam. Neyse ben bunları niye yazdım nerden estiler bana.Bugün yine sabah güzelce makyajımı yaptım evden çıktım bi rüzgar esti haydaaa benim göz akmaya başladı yolda rezil oldum makyajım olduğu gibi aktı tabi ki ben mübarek suni gözyaşı damlasımı kullanmamıştım.
Eeee... kızım dedim sen herşeye böyle oturur ağlarsan gözyaşlarının bir gün biteceğini aklına bile getirmezsen hoyratça kullanırsan böyle olur daha hayatta kimbilir daha nelerin biteceğinin farkında değiliz ve daha kim bilir neleri hoyratça kullanıyoruz....
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
2 yorum yazılmıştır
2007-09-27 12:10:27 - Sebateistleri merak etmişsin buyur bu yazıyı oku kardeş
Yazan: 023haberİŞTE BÖYLE HİZAYA GELİN;
Bu yılki Söğüt şenliklerine Başbakan Tayip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli ve BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu birlikte katılarak özlenen bir görüntü sergilediler. Millete hah işte böyle, sonunda adam olacaklar dedirten bu güzel davranış hiç kuşkusuz ki birçoklarının uykusunu kaçırmıştır. Eminiz ki Mustafa Sarıgül gailesi olmasaydı o gün Deniz Baykal da milletimizin özlemini duyduğu bu manzarada yerini bulmada asla yüksünmeyecekti.
Adam olmak deyip de geçmeyin ha; Atalarımız boşuna vezir olmuş ama adam olamamış dememişler. Bu dünyada gerekli çaba gösterildiğinde ve şartlar elverdiğinde her şey olunabilir ama çok zor adam olunur. Halk dilinde adam olmak demek insanı kâmil olmak demektir. İnsanı kâmil olmak ise bu hayatın yaratılış gayesidir.
Bir de Söğüt Şenlikleri deyip de geçmeyin; Söğüt şenliklerinin altında Yeniden Büyük Türkiye gerçekliği yatıyor çünkü. Bir zamanlar Demirel;in diline pelesenk ettiği böyük Türkiye değil bu; Yeniden Büyük Türkiye; Evet, Türkiye ilk kez büyük olacak değil; eskiden zaten büyüktü, yeniden büyük olacak;
AKP, MHP ve BBP;nin Söğüt Şenliklerinde adam gibi bir araya gelmelerinin çok büyük önemi ve derin anlamı var; Bu demektir ki MHP aslı astarı olmayan Ergenekon mitolojisine değil; gerçek milli tarihe bağlılığını ifade ediyor. Çünkü Söğüt;te fışkırıp tarihin en muhteşem imparatorluğu olan Osmanlı bir gerçek milli tarihtir; MHP artık gerçeğe yönelip aslına dönüyor;
BBP;nin de artık epeydir millî güçlerle entegre olduğu gözlemleniyor. Muhsin Yazıcıoğlu Meclis;te Mesut Yılmaz;ın güdümünde hareket etmediğine göre o da hainlere ihanet edenlerin kervanına katılmış demektir.
AKP ise gömleğini çıkardıysa bile kanına işlemiş olan Millî Görüş ile ancak nefes alabiliyor. Nitekim ANAP gibi siyonizmin desteği ile iktidar olup sonra dirsek çeviren AKP de artık Yahudi;nin hedefinde; Turgut Özal;a ne yaptılarsa Tayip Erdoğan;a da fırsat bulduklarında aynısını yapacaklarından hiç kimsenin kuşkusu olmasın.
AKP ve MHP daha geçen yıl Söğüt Şenlikleri;nde utanç verici, moral kırıcı, lanet olsun dedirtici çirkinlikler sergilemişlerdi. Bu sene kuzu kuzu ne güzel hizaya geldiler ve ağız tadıyla bir kutlama gerçekleştirdiler. Bu hizaya geliş bir rövanşın başladığının işaretini vermektedir
Söğütte yerleşip 1299 yılında 6 asır dünyaya nizam veren Osmanlı devletini kuranlar Orta Asya;dan gelen 400 çadırlık Oğuz Türkleri;nden Kayı Aşiretiydi. Bu cihan devletinin önce yönetimine sızıp nihayet çökerterek enkazı üzerinde Türkiye Cumhuriyeti;ni kuranlar ise 1989 yılında anısına 500. Yıl Vakfı kurulan İspanya;dan göç edip Osmanlı Mülküne yerleşen Seferad Yahudileriydi.
Takriben 300 yıl kadar önce Seferad Yahudilerinden İzmirli Haham Sabetay Sevi kendini Yahudi Mesih;i ilan etti ve Osmanlıya karşı Yahudileri ayaklandırdı. Bunun üzerine yakalanıp İstanbul;a getirildi. Köprülüler Devriydi ve Osmanlı Sarayı fena halde Yahudi etkisi altındaydı. Bir mizansen hazırlandı ve haham Sabetay Sevi Müslüman olup Mehmet ismini alarak serbest bırakıldı.
Haham Sabetay Sevi sözde Müslüman olup Mehmet ismini aldığını söyleyerek diğer Osmanlı Yahudilerini de kendisi gibi yapmaya çağırdı ve bu yolda sistematik bir çalışma başlattı. Böylece Dönme denilen bir Yahudi Müslüman tipi oluşturdu. Bu gizli Yahudi Tarikatı Selanik;i merkez edinerek sonunda Osmanlının gizli ve fakat fiili başkenti haline getirdi.
Osmanlı Toplumunda Dönme tabir edilen Sabetayist Cemaat mensupları Selanik;te gizlice İttihat ve Terakki Cemiyetini kurup başta İstanbul ve İzmir olmak üzere önemli merkezlerde örgütlediler. Özellikle ordu içerisinde örgütlenen Dönmeler tam bir Müslüman gibi yetiştirilip öyle hareket ediyorlardı ama kendi içlerinde tam Yahudi gibi inanıp yaşıyorlardı.
Böylece iki dinli, iki kimlikli bir cemaat oluşturdular. Bu yüzden diğer dinlerden Müslüman olanlara mühtedi denirken özünde Yahudi oldukları halde Müslüman ve Türk gözüken bu cemaat mensuplarına Dönme denildi.
Dönme denilen Sabetayist Yahudilerin Selanikte oluşturduğu Hareket Ordusu İstanbul;daki uzantılarının manipüle ettiği 31 Mart İrtica Vakasını gerekçe göstererek Başkente yürüdü. Sultan II. Abdülhamit tahttan indirildi ve Selanike sürülüp bir Yahudi vatandaşının malikânesinde göz hapsine alındı. Daha sonra Babıâli Baskını denilen darbe ile yönetimi bütünüyle Sabetayistler ele geçirip Saray yönetimini kuklaya dönüştürdüler.
Sabetayistlerin kurduğu gizli örgüt İttihat ve Terakki Cemiyeti siyasi parti halini alıp İttihat ve Terakki Fırkasına dönüştürülmüş ve seçime girip iktidar olmuştu. Dönmeler artık Osmanlı devletinde her şeyi makasları ile kesip iğneleri ile diker olmuşlardı. Amaçları İmparatorluğu ve Osmanlı Hanedanını tasfiye edip Sabetayist Cemaatin yönetebileceği kadar küçük bir devlet kurmaktı.
Osmanlı Devleti;ni sudan bir bahane ile I. Dünya Savaşı;na sokup 30 cephede savaştırdılar. Nihayet 6 asırlık devlet çöktü. İngilizler başkent İstanbul;u, müttefikleri ise çeşitli Anadolu illerini işgal altına aldılar.
O günkü siyasi konjonktürde Sabetayist Cemaat mensupları kendi içinden iki gruba ayrılmışlardı. İttihat ve Terakki Fırkası;nın iktidar kanadı Almanya ile işbirliği içerisindeydi. Diğer arka planda kalan muhalif kanat ise İngilizlerle işbirliği içerisindeydiler. İngilizler İstanbul;u işgal ettiklerinde İttihat ve Terakki yönetiminin önde gelenlerini bir deniz altıya doldurup Almanya;ya sürdüler. Diğerlerini ise tutuklayıp gözaltına aldılar.
Türkiye Cumhuriyeti;ni İngilizlerle işbirliği içerisinde bulunan İttihat ve Terakki Fırkası;nın muhalif kanadı kurdu. Bunun için işgale karşı Anadolu;da başlayan spontane ayaklanışı hile ile kontrol altına alarak sözde kurtuluş hareketi başlattılar. Bunun üzerine Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar aldıkları emirle işgale son verip geri çekilmeye başladılar.
Gerçekte Vatandan kovulanlar ise 6 asırlık Osmanlı hanedanı mensupları idi. Osmanlı Meclisini ve Hükümetini dağıtan İngilizler; Türkiye Cumhuriyeti kurulup, Hilafet de ilga edildikten sonra ancak İstanbul işgaline son verip çekildiler. Gerçekte ise Haçlı askerler açık işgali kaldırıp kapıdan çekilirken yerine sivil Haçlılar bacadan içeri girip örtülü işgali tahkim ettiler
İşte Söğüt Şenlikleri bunun rövanşının alınmakta olduğunun mesajları ile yüklüdür; Yahudi bu yüzden boş durmayıp Söğüt Şenlikleri;ni çıngar çıkarma, hırgür edip kavga yapma vesileleri oluşturmaya çalışıyordu. Bu sene artık onu da yapamadı!
Söğüt Şenlikleri Osmanlı Devleti;nin kuruluşu demek; Osmanlı;nın kurucu zihniyeti ise şeriattır, yani çağdaş versiyonu ile Millî Görüş;tür. Aslında Başbakan Erdoğan yaptığı konuşmada Şeyh Edibali;yi referans veren sözleri ile bilerek-bilmeyerek şeriatı ilan etmekten ve Yahudi;den Cumhuriyet;in rövanşının alınmakta olduğu mesajını vermekten başka bir şey yapmadı.
Söğüt;te AKP-MHP-BBP hizaya geldiğine göre bir de hizaya getiren olmalı; değil mi? Yoksa bunlar öyle kendiliğinden kolayca hizaya gelecek adamlar mıydı?
Ama aferin, bravo doğrusu
bu yazıyı el-aziz gazetesinden aldım merakını gidermek için www.el-aziz.com
sitesine girip istediğin konuları site içi arama motoruyla ara adamların sebateistler hakkında yazdığı köşe yazılarından her şeyi öğren
Bağlantı - -
